29 Aralık 2009 Salı
resimlerimiz
10 Aralık 2009 Perşembe
Ada'nın soruları
Ada aşağıdaki soruları kendi hazırlayıp yanıtlamış. Tenefüste yapmış bunları. Eve gelip defterleri kontrol ederken farkettim. Öğretmeni de görmüş sonradan beğenip tüm sınıfa okumuş. Ada'nın ağzı kulaklarında tabiki.
1- Siz okuldan memnun musunuz?
Elbette çok memnunum
2- Sizce siz hırsızlıkktan hoşlanır mısınız?
Kesinlikle hayır beğenmem
3- Siz okulunuzu ne kadar seviyorsunuz?
Evet okulumdan memnunum ve okulumu çok seviyorum
4- Sınıfınızı sevdiniz mi?
Evet çok sevdim
5- En sevdiğiniz arkadaşınız kim?
Celalettin
6- Siz hastalanmak ister misiniz?
Hayır asla istemem
7- Eşyalarınızın çalınmasını ister misiniz?
Kesinlikle hayır
8- Hırsızlık nasıl birşeydir?
Çok kötü birşeydir.
9- Siz nelerden hoşlanmıyorsunuz?
Küfür etmek,kavga etmek, yaramazlık yapmak, yalan söylemek, hırsızlık yapmak!
10- Siz nelerden hoşlanıyorsunuz?
Kavga etmemek, kitap okumak, yerimizde oturmak, ayakta durmamak, konuşmamak, birisinin sözünü kesmemek, bağırmamak, yalan söylememek, yere çöp atmamak, hırsızlık yapmamak, yazı yazmak.
11- Çevreyi ve hayvanları koruyan insan napar?
Çevreye çöp atmaz,hayvanları büyütür.
12- Sizin en sevdiğiniz hayvan nedir?
Ayı.
13- Sizin en sevmediğiniz hayvan nedir?
Domuz.
14- Kötülük nedir?
İyi insanları silahla vurmak ve ok atmak.
15- Pislik nedir?
Yere çöp atmak.
16- Pak nedir?
Titizlik.
17- Mutluluk nedir?
Sevinç.
18- Öfke nedir?
Sinirli.
19- Haksız yere suçlama nedir?
İnsan bir yanlış yapmamıştır. Ama siz suçlarsınız.
20- İnsan haksız yere iyi insanları suçluyor. Bu insan nasıl bir insandır?
Çok kötü biridir.
21- yalan söylemek ile yazı arasındaki fark nedir?Düşününüz ve yazınız.
Yazı yazmak;Yazacağımız şeyleri yazarız.
Yalan söylemek; Doğru bir şey söylemeyen, insanları kandıran kişiye denir.
1- Siz okuldan memnun musunuz?
Elbette çok memnunum
2- Sizce siz hırsızlıkktan hoşlanır mısınız?
Kesinlikle hayır beğenmem
3- Siz okulunuzu ne kadar seviyorsunuz?
Evet okulumdan memnunum ve okulumu çok seviyorum
4- Sınıfınızı sevdiniz mi?
Evet çok sevdim
5- En sevdiğiniz arkadaşınız kim?
Celalettin
6- Siz hastalanmak ister misiniz?
Hayır asla istemem
7- Eşyalarınızın çalınmasını ister misiniz?
Kesinlikle hayır
8- Hırsızlık nasıl birşeydir?
Çok kötü birşeydir.
9- Siz nelerden hoşlanmıyorsunuz?
Küfür etmek,kavga etmek, yaramazlık yapmak, yalan söylemek, hırsızlık yapmak!
10- Siz nelerden hoşlanıyorsunuz?
Kavga etmemek, kitap okumak, yerimizde oturmak, ayakta durmamak, konuşmamak, birisinin sözünü kesmemek, bağırmamak, yalan söylememek, yere çöp atmamak, hırsızlık yapmamak, yazı yazmak.
11- Çevreyi ve hayvanları koruyan insan napar?
Çevreye çöp atmaz,hayvanları büyütür.
12- Sizin en sevdiğiniz hayvan nedir?
Ayı.
13- Sizin en sevmediğiniz hayvan nedir?
Domuz.
14- Kötülük nedir?
İyi insanları silahla vurmak ve ok atmak.
15- Pislik nedir?
Yere çöp atmak.
16- Pak nedir?
Titizlik.
17- Mutluluk nedir?
Sevinç.
18- Öfke nedir?
Sinirli.
19- Haksız yere suçlama nedir?
İnsan bir yanlış yapmamıştır. Ama siz suçlarsınız.
20- İnsan haksız yere iyi insanları suçluyor. Bu insan nasıl bir insandır?
Çok kötü biridir.
21- yalan söylemek ile yazı arasındaki fark nedir?Düşününüz ve yazınız.
Yazı yazmak;Yazacağımız şeyleri yazarız.
Yalan söylemek; Doğru bir şey söylemeyen, insanları kandıran kişiye denir.
22 Kasım 2009 Pazar
Ada'nın kış hikayesi
Kış Mevsini Nasıldır?
Bir gün yavru ayı Yogi mevsimleri söyleyerek arkadaşlarıyla birlikte tartışıyormuş. Herkese kış mevsiminin harika olduğunu söyledi. Ancak çok kötü olan profesor doktor domuz Gisp yavru ayı Yogi'nin bir baş belası olduğunu bir kağıda yazdı. O yani profesör doktor domuz Gisp'e sahte bir bilim adamı yada sahte bir doktor diyebiliriz ancak.
Gece olmaz üzereydi. Profesör doktor domuz Gisp;
- "O imza benim değil" der demez Yavru fil Yogi, yavru ayı Yogi ve profesör boğa yılanı Yogi onun herkesi kandırdığını söyler söylemez profesör ayı Golf "o tutuklansın" dedi.
-"O çok büyük bir yalan söyledi" dedi.
Ve sonra da tutuklandı.
Bir gün yavru ayı Yogi mevsimleri söyleyerek arkadaşlarıyla birlikte tartışıyormuş. Herkese kış mevsiminin harika olduğunu söyledi. Ancak çok kötü olan profesor doktor domuz Gisp yavru ayı Yogi'nin bir baş belası olduğunu bir kağıda yazdı. O yani profesör doktor domuz Gisp'e sahte bir bilim adamı yada sahte bir doktor diyebiliriz ancak.
Gece olmaz üzereydi. Profesör doktor domuz Gisp;
- "O imza benim değil" der demez Yavru fil Yogi, yavru ayı Yogi ve profesör boğa yılanı Yogi onun herkesi kandırdığını söyler söylemez profesör ayı Golf "o tutuklansın" dedi.
-"O çok büyük bir yalan söyledi" dedi.
Ve sonra da tutuklandı.
5 Kasım 2009 Perşembe
Ada'nın öyküsü-2
Ada öyküsünü akşam yatmadan önce tamamladı. Ben de şimdi yayınlıyorum. (ödevleri vardı anca yetiştirdi Ada güzelim)
- “Doğru yöne gidiyoruz galiba.” Dedi.
Arkadaşı profesör ayı Golf:
- Olabilir…dedi. Bu arada yılan, aslan, tavşan,yavru fil Yogi ve yavru fil Dondini onlardan çok ama çok uzaklaşmışlar.
- Ancak kaplan Giderer’in bundan da haberi bile yokmuş. Her zamanki gibi profesör ayı Golf “olabilir” diye düşünüyormuş, arkadaşı kaplan Giderer’e “olabilir” diye düşündüğünü söylemiş.
Ama yılan, aslan, tavşan, yavru fil Yogi, yavru fil Dondini o ikisinden gittikçe daha fazla uzaklaşıyordu.
Kaplan Giderer’in bundan haberi bile yoktu. Ama hala profesör ayı Golf “yakında olabilir” dedi.
Unutmayın ki yılan,aslan, tavşan, yavru fil Yogi ve Dondini her geçen dakika uzaklaşıyorlardı.
Ama kaplan Giderer’in canı gittikçe daha fazla sıkılıyordu.
Ama kaplan Giderer’in arkadaşı çita Medrar geldi. İkisine de “merhaba” dedi.
Kaplan Giderer:
-“Hadi güneye doğru gidelim”! dedi.
Profesör ayı Golf:
- “Hadi çocuklar gidelim, o yılan , aslan, tavşan, yavru fil Yogi ve Dondini’yi aramaya hazır olun!” dedi. Sonra güneye doğru gitmeye başladılar. Kısa bir süre sonra yanlarına kurt gelmiş.
Kaplan Giderer:
- Kurt kardeş burada bir yılan, bir tavşan, bir aslan, iki tane yavru fil gördün mü?
Kurt:
- “Neyse ki hayır!” dedi.
Çita Medrar buna çok şaşırmış, bu nedenle şöyle söylemiş:
- Aman allahım! Kurt kardeş hangi yönlere gittin?
Kurt:
- Kuzey ve batı. Siz hangi yöne gidiyorsunuz?
Kaplan Giderer:
-“Güneye doğru” dedi.
Kurt:
-“Tamam çocuklar “dedi. Gitmeye devam ettiler. Bu kez tilkiyle karşılaştılar.
Kaplan Giderer:
-“Biz arkadaşlarımızı arıyoruz” dedi.
Tilki:
-“Aaa! Tren geldi hadi trene atlayın çocuklar, benim tren biletim var” dedi.
Çita Medrar:
-“Aaa! Evet çocuklar atlayın trene de gidlim. Arkadaşımızın bileti varmış” dedi. Trene atladılar, yola koyuldular, gitmeye hazırlandılar. Uzun bir süre geçmişti. Bir saat sürdü ama hala bulamamışlardı ve şuan evlerine uzaktalardı. Gece yarısına yaklaşmıştı saat, evlerine varmak üzerelerdi, ama tren bu son durakta durdu, ama gece yarısına sadece bir dakika kalmıştı. En sonunda arkadaşlarının evlerine varmışlardı.
-
- “Doğru yöne gidiyoruz galiba.” Dedi.
Arkadaşı profesör ayı Golf:
- Olabilir…dedi. Bu arada yılan, aslan, tavşan,yavru fil Yogi ve yavru fil Dondini onlardan çok ama çok uzaklaşmışlar.
- Ancak kaplan Giderer’in bundan da haberi bile yokmuş. Her zamanki gibi profesör ayı Golf “olabilir” diye düşünüyormuş, arkadaşı kaplan Giderer’e “olabilir” diye düşündüğünü söylemiş.
Ama yılan, aslan, tavşan, yavru fil Yogi, yavru fil Dondini o ikisinden gittikçe daha fazla uzaklaşıyordu.
Kaplan Giderer’in bundan haberi bile yoktu. Ama hala profesör ayı Golf “yakında olabilir” dedi.
Unutmayın ki yılan,aslan, tavşan, yavru fil Yogi ve Dondini her geçen dakika uzaklaşıyorlardı.
Ama kaplan Giderer’in canı gittikçe daha fazla sıkılıyordu.
Ama kaplan Giderer’in arkadaşı çita Medrar geldi. İkisine de “merhaba” dedi.
Kaplan Giderer:
-“Hadi güneye doğru gidelim”! dedi.
Profesör ayı Golf:
- “Hadi çocuklar gidelim, o yılan , aslan, tavşan, yavru fil Yogi ve Dondini’yi aramaya hazır olun!” dedi. Sonra güneye doğru gitmeye başladılar. Kısa bir süre sonra yanlarına kurt gelmiş.
Kaplan Giderer:
- Kurt kardeş burada bir yılan, bir tavşan, bir aslan, iki tane yavru fil gördün mü?
Kurt:
- “Neyse ki hayır!” dedi.
Çita Medrar buna çok şaşırmış, bu nedenle şöyle söylemiş:
- Aman allahım! Kurt kardeş hangi yönlere gittin?
Kurt:
- Kuzey ve batı. Siz hangi yöne gidiyorsunuz?
Kaplan Giderer:
-“Güneye doğru” dedi.
Kurt:
-“Tamam çocuklar “dedi. Gitmeye devam ettiler. Bu kez tilkiyle karşılaştılar.
Kaplan Giderer:
-“Biz arkadaşlarımızı arıyoruz” dedi.
Tilki:
-“Aaa! Tren geldi hadi trene atlayın çocuklar, benim tren biletim var” dedi.
Çita Medrar:
-“Aaa! Evet çocuklar atlayın trene de gidlim. Arkadaşımızın bileti varmış” dedi. Trene atladılar, yola koyuldular, gitmeye hazırlandılar. Uzun bir süre geçmişti. Bir saat sürdü ama hala bulamamışlardı ve şuan evlerine uzaktalardı. Gece yarısına yaklaşmıştı saat, evlerine varmak üzerelerdi, ama tren bu son durakta durdu, ama gece yarısına sadece bir dakika kalmıştı. En sonunda arkadaşlarının evlerine varmışlardı.
-
4 Kasım 2009 Çarşamba
Bir öykü yazdım...
Yılan ile aslan
Bir gün yılan aslanı görmüş. Yılan aslana "merhaba" demiş, aslan da aynısını söylemiş. Sonra aslan kardeş yılanın ava çıktığını fark etmiş ve ona şunu sormuş: "Sen ava mı çıkıyorsun?"
- "Yılan kardeş evet demiş, ben gerçekten ava demiş." Aslan da ona yardım etmek istediğini söylemiş.
Bu arada tavşan onlara "merhaba" demiş. Aslan ve de tavşana "merhaba" derken yılanda ona aynısını söylemiş. Sonra yavru fil Yogi ve yavru fil Dondini gelmiş, onlarda üçünüde "merhaba" demişler.
Yavru fil Yogi ve yavru fil Dondini şunu söylemiş:
- "Biz sizin yaptıklarınızı yapmak istiyoruz." demişler.
Uzun bir süre yanlarına hiçbir hayvan gelmemiş ve hiçbir hayvan görmemiş.
Ancak kaplan Giderer'in onları aradıklarından haberleri bile yoktu. Bu arada onları arayan bir kişi daha var. O kişinin adı ise:
Profesör ayı Golf'müş.
Ancan onun kendilerini aradıkları hiç zannetmiyorlardı. Onlar bizim şehire gittiğimizi düşünüyorlardı.
Bu arada kaplan Giderer ile profesör ayı Golf bir araya gelmişler, ikiside birbirlerine "mehaba" demişler.
Ancak yolda giderken yanlış yöne gittikleri zannediyorlarmış, ama doğru yöne gidiyorlar, kaplan Giderer ve profesör ayı Golf.
Kaplan Giderer:
- "Yanlış yöne gidiyoruz galbaha" dedi.
Profesör ayı Golf:
"Tamam!" dedi. Onlar şimdi yanlış yöne gittiklerinden haberleri bile yoktu.
Ancak yavru fil Dondini "bizi arayan bir kişi olabilir," dedi.
Ancak kaplar Giderer ve profesör ayı Golf yavru fil Dondini'nin bunu bildiklerinden haberi bile yoktu.
Kaplan Giderer:
-"Biz şuan nerede olabiliriz ?" diye düşündü.
Hatırlarsanız birkaç dakika önce onların yanlış yöne gittiğini söylemiştik, ve bundan haberleri bile olmadığını söylemiştik....
Ancak şu an ormanın ince ve uzun yerindeler, ve şimdi haberleri bile yok.
Ancak kaplan Giderer onların başka yere dünüş yaptığını düşünmüş, arkadaşı profesör ayı Golf'a şunu söylemiş:
-"Kuzeye doğru dönmeliyiz." dedi.
Profesör ayı Golf:
-"Tamam"! dedi. İkisi de kuzeye doğru gitmeye başladılar.
Ancak yine yanlış yöne gittiklerinden haberleri bile yoktu, ayrıca onlar gittikleri yönden başka bir yöne dönmemişlerdi.
Kaplan Giderer arkadaşı profesör ayı Golf'e şunu söylemiş:
(devamı gelecek)
26 Ekim 2009 Pazartesi
Yüksek gerilim resimlerine devam
Etiketler:
çocuk,
çocukça. resim,
yüksek gerilim direkleri
27 Eylül 2009 Pazar
25 Eylül 2009 Cuma
17 Eylül 2009 Perşembe
kumbara yaptık
8 Eylül 2009 Salı
ders çalışıyorum
2 Eylül 2009 Çarşamba
29 Ağustos 2009 Cumartesi
26 Ağustos 2009 Çarşamba
tatil bitti
Tatil bitti eve döndük. 10 gün boyunca denize girdim, bisiklete bindim. Bu yıl maskemle daha çok daldım ve denizden kum çıkartmayı başardım. Etraftaki insanlar benim delice yüzdüğümü söyleseler de onlarla da dubadan atlama oyunu oynadık. Annem ve babam benim erkenden uyuyup erken kalkmamdan şikayet ettiler ama. Uyutmamışım onları bir türlü.
12 Ağustos 2009 Çarşamba
3 Ağustos 2009 Pazartesi
25 Temmuz 2009 Cumartesi
24 Temmuz 2009 Cuma
22 Temmuz 2009 Çarşamba
20 Temmuz 2009 Pazartesi
17 Temmuz 2009 Cuma
annemin çıldırdığı an
Bu resimlerde annemin çıldırma nedenlerini görebilirsiniz. Dağılmış bir oda (çoğunlukla oyuncak sayısı resimdekinden fazla olur), Deniz'in darma dağın olmuş yatağı. Annem bütün oyuncakları yere döküp sadece birkaç tanesiyle oynamamıza çok kızıyor. "oynayacaklarınızı dağıtın sadece" diyor. Bir de Deniz'in gün içinde defalarca yatağını bozmasına kızıyor.
16 Temmuz 2009 Perşembe
babamın çocukluğundan
15 Temmuz 2009 Çarşamba
yardımcı kaynaklar
5 Temmuz 2009 Pazar
tatil bitti
Ankara'da Anıtkabir ziyareti.
Geçen hafta tatile çıktık. Konya, Ankara, Nevşehir, Uşak'a gittik. En çok traktöre binmeyi sevdim. Hem babamın köyü Çiğdemli'de (Yozgat) hem de Seydişehir'de traktörle dolaştık. 6
kez traktöre bindim. Yolda sürekli yüksek gerilim hatlarını takip ederek babama sorular sordum. Gerilim hatlarının değerlerini anlatmaktan babam yoruldu ama neyse....
Kapadokya'da tarihi mekanları gördük. Ankara'da Anıtkabir'de Atatürk'ün mezarını gördük. Böylece tatil bitti.
(Ben anlattım annem yazdı)
.
.
24 Haziran 2009 Çarşamba
21 Haziran 2009 Pazar
"anne tatildeyim"
19 Haziran 2009 Cuma
resim zamanı
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)